Fikir Atölyesi
Hayal Et. Merak Et. Keşfet. Üret.
Benim için üretmek yalnızca bir şey ortaya çıkarmak değildir. Üretmek; bir probleme farklı gözle bakmak, “Neden olmasın?” diye sormak, merak etmek, araştırmak, denemek, hata yapmak ve yeniden başlamaktır.
Hayatım boyunca yeni fikirlerin peşinden gittim. Bazen bir teknoloji, bazen bir ürün, bazen insanların günlük hayatında karşılaştığı küçük bir problem beni düşünmeye itti.
Çünkü inanıyorum ki bu ülkenin en büyük gücü; düşünen, sorgulayan ve üreten insanlarıdır.
Fikir Atölyesi de tam olarak bu düşünceden doğdu. İlçemde kurduğum Fikir Atölyesi'ni yalnızca projelerin yapıldığı bir yer olarak hayal etmedim. Burası;
- Bir fikrin rahatça söylenebildiği,
- “Olmaz” denilen şeylerin yeniden düşünüldüğü,
- İnsanların bildiklerini birbirleriyle paylaştığı,
- Merak edenlerin araştırdığı,
- Hayal kuranların denemeye cesaret ettiği bir buluşma noktası olsun istedim.
Çünkü bazen büyük bir proje, küçücük bir soruyla başlar: “Acaba bunu başka türlü yapabilir miyiz?”
Bazen bir masanın etrafında yapılan sohbet yeni bir ürünün başlangıcı olur. Bazen çöpe atılacak bir malzemeye farklı gözle bakmak yeni bir tasarım ortaya çıkarır. Bazen bir çocuğun sorduğu çok basit bir soru, yetişkinlerin yıllardır düşünmediği bir kapıyı açar.
İşte Fikir Atölyesi'nin ruhu tam olarak burada.
Önce Merak
Her şey merakla başlıyor. İnsan merak etmezse soru sormuyor. Soru sormazsa araştırmıyor. Araştırmazsa yeni bir şey keşfetmek çok daha zor hale geliyor.
Bu nedenle özellikle çocukların merakını kaybetmemesi gerektiğine inanıyorum. Bir çocuk: “Bu nasıl çalışıyor?” diye soruyorsa bırakın sorsun. Bir şeyi sökmek istiyorsa bırakın incelesin. Bir şey yapmaya çalışıyor ve olmuyorsa hemen onun yerine yapmayın.
Biraz uğraşsın. Biraz düşünsün. Biraz yanlış yapsın. Çünkü bazen öğrenmenin en güzel yolu doğru cevabı hemen almak değil, cevabı aramaktır.
Fikirden Üretime
Fikir Atölyesi'nde benim için önemli olan yalnızca fikir üretmek değil. Bir sonraki soru daha önemli:
“Peki bunu nasıl yapabiliriz?”
Bir fikir çizilebilir. Araştırılabilir. Bir modeli yapılabilir. Bir prototipi üretilebilir. Denenebilir. Bozulabilir. Yeniden yapılabilir.
İşte hayalle gerçek arasındaki mesafeyi kapatan şey budur: Üretmek.
Çünkü fikir zihinde güzeldir. Ama onu ellerinizle yapmaya başladığınızda gerçeklerle karşılaşırsınız. Ve gerçek öğrenme de çoğu zaman orada başlar.
Bu Ülkenin Üreten İnsanlara İhtiyacı Var
Ben yıllardır şuna inanıyorum: Bir ülkenin gerçek gücü yalnızca sahip olduğu kaynaklarla ölçülmez. O kaynakları bilgiye, teknolojiye, ürüne ve değere dönüştürebilen insanlarla ölçülür.
- Daha çok araştırmamız gerekiyor.
- Daha çok sorgulamamız gerekiyor.
- Daha çok denememiz gerekiyor.
- Daha fazla çocuğu teknolojiyle yalnızca tüketici olarak değil, üretici olarak tanıştırmamız gerekiyor.
Bir cihazı sadece kullanmasın; nasıl çalıştığını da merak etsin. Bir oyunu sadece oynamasın; “Ben bunun gibi bir oyun yapabilir miyim?” diye düşünsün. Bir ürünü yalnızca satın almasın; “Bunu daha iyi nasıl yapabiliriz?” diye sorsun.
Çünkü geleceği tüketenler değil, üretenler şekillendirecek.
Hata Yapmalarına İzin Verelim
Bir çocuk bir şey üretmeye çalıştığında ilk denemesinde mükemmel olması gerekmiyor. Aslında hiçbirimizin gerekmiyor. Çünkü üretimin içinde hata vardır, deneme vardır, bozmak vardır, yeniden yapmak vardır.
Ben de hayatım boyunca birçok şeyi deneyerek öğrendim. Bazıları çalıştı, bazıları çalışmadı. Ama çalışmayan her deneme bana başka bir şey öğretti.
Çocuklara da bunu anlatmamız gerekiyor: Bir şeyin ilk seferinde olmaması başarısız olduğunuz anlamına gelmez. Sadece başka bir yöntem denemeniz gerektiğini gösterir.
Belki geleceğin mucidi, mühendisi, girişimcisi veya tasarımcısı bugün yaptığı küçücük bir deneyde başarısız oluyor.
Bırakalım Keşfetsinler
Çocukların dünyaya bizim baktığımız gibi bakmasını beklememeliyiz. Biz bir karton kutu görürüz; bir çocuk uzay gemisi görebilir. Biz kullanılmayan birkaç parça görürüz; o bir robot yapmayı düşünebilir.
Biz: “Bundan bir şey olmaz.” diyebiliriz. O ise: “Bir deneyelim.” diyebilir.
Belki de çocuklardan yeniden öğrenmemiz gereken en önemli şey budur: Denemekten korkmamak.
Fikir Atölyesi'nde hayal ettiğim kültür tam olarak bu:
- Hazır cevaplar vermek yerine soru sordurmak.
- Kopyalamak yerine düşündürmek.
- Sadece öğretmek yerine keşfetmeye alan açmak.